CİRONUN TANIMI
TTK md. 648 “1)Bütün hallerde ciro, poliçenin cirosuna ilişkin hükümler uyarınca yapılır.” hükmü uyarınca poliçe hükümlerine atıfla düzenlenen çek hukukunda ciro müessesi; çekte yer alan zahiri hakların devrine yarayan, yazı ile tevsik edilen, imza ile teyit olunan ve zilyetlik devri ile ayni sözleşme kuran soyut bir tasarruf işlemidir.
Çek hukukunda ciro; muhatap bankaya çeki şekli inceleme yapmak ve meşru hamili tespit etmek sureti ile ödeme yapma yetki ve külfetini veren ve hamile de çekin bedelini muhatap bankada varsa karşılığı tahsil etme yetkisi veren nitelikli bir havale ve devir işlemidir.[1]
CİRONUN ŞEKLİ
Ciro; senetteki hakkı devretmeye ilişkin yazılı bir beyan olmakla birlikte senedin bizzat kendisine ya da senede bağıtlanan ve ayrılmaz parçası haline gelen alonj üzerine düşülen ıslak imzayı havi irade beyanıdır.[2]
Ciro, teamülen çekin arakasına ya da çeke sabitlenen alonja yazılan bir beyan olmakla birlikte ön sayfaya yazılmasında teknik olarak bir engel yoktur. Ancak TTK md. 701 /3 “Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.” kapsamında çekin ön yüzüne yapılacak ciro işleminin ciro olduğu açıkça ortaya konulmak zorundadır. Aksi halde bu irade aval iradesi olmakla birlikte çekteki sıfat da ciranta değil avalist olacaktır.[3]
Ciro işlemi ancak el yazısı ile yapılabilmekte ve fakat güvenli elektronik imza ile dahi olsa çek tanziminin ve ciro işleminin yapılabilmesi mümkün olamamaktadır. Ciroda tarih ve yer in belirtilmesi teknik olarak gerekmemekle birlikte yazılmasında bir sakınca yoktur.[4]
En klasik anlamda ciro; cirolanan kişinin ya da kurumun ad-soyadını veya unvanını yazıp imzalamak sureti ile gerçekleşir ki buna tam ciro denir. Cirolanan şahsın isim ya da unvanı belirtilmeksizin yapılan ciro ise beyaz cirodur.
CİRONUN ÇEŞİTLERİ
TEMLİK CİROSU
Temlik cirosu çekte yer alan hak ve alacakların devri amacıyla yapılan ve temlik, teşhis ve teminat fonksiyonlarını da beraberinde ihtiva eden ciro türüdür. Tam ciro şeklinde yapılabileceği gibi beyaz ciro olarak da yapılabilir.
Beyaz ciro ile çeki temlik alan hamilin mevzubahis çekin temlik edilmesinde önünde beş farklı yol bulunmaktadır:[5]
Şöyle ki;
TAHSİL CİROSU
Hamile, çek üzerinde yer alan hak ve alacakları temlik etmek ya da yeni alacaklı yaratmak gibi amaçlarla değil yalnızca çekten doğan hak ve alacakları kendi nam ve hesabına ileri sürebilme hakkı tanıyan ve hamili vekil tayin eden kambiyo senetlerine özgü özel bir ciro türüdür. [6]
“Bedeli tahsil içindir”, “kabz içindir” veya “vekaleten” kaydı düşülmek sureti ile yapılan özel bir ciro olan tahsil cirosunda hamil; çeki muhatap bankaya ibraz etmek, bedeli ciro eden nam ve hesabına tahsil etmek, karşılıksız işlemi yaptırmak, çeki icra veya dava takibine konu etmek gibi hak ve yetkilere sahiptir. [7]Bunun yanında tahsil ettiği bedeli ciro edene iade etmek ve çeki muhafaza etmek ise tahsil cirantasının mükellefiyetleri arasındadır.
REHİN CİROSU
TTK kapsamında çek, vadelendirme ve borçlanma aracı olarak değil salt pratik kolaylığı nedeni ile ödeme aracı olarak düzenleme alanı bulmuştur. Bu bağlamda karşılığında vadelendirmeye ihtiyaç duyulan rehin işlemi çekler için cari bir irade olamamaktadır. Böylelikle çekte açık bir irade beyanı ile rehin cirosu yapılabilmesi de mümkün değildir.
Görünürde temlik cirosu yapılmak sureti ile gizli rehin cirosu yapılabilmesinde hukuki bir engel yoktur. Ancak bu durumda yazılı belge mahiyetindeki çeke karşılık olarak bu gizli iradenin yine bir başka yazılı delille ortaya konulması ile çekin bedelsizliği ileri sürülebilir. Elbette bu iradenin ancak açılması gereken bir menfi tespit davası ile mümkün olabileceğini ifade etmek gerekmektedir.
[1] Pulaşlı, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, 2. Baskı, S.179
[2] Poroy/Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları 21. Baskı, S.181
[3] Karahan(Arı, Bozgeyik, Saraç, Ünal), 1. Baskı, S.228 Senedin arkasına atılan imzalar bakımından ise ciro karinesi geçerlidir. Yani senedin arkasına ne amaçla atıldığı belirtilmeyen imzalar ciro hükmündedir. Dolayısıyla senedin arkasına aval verilecekse “aval içindir” veya benzeri kelimeler kullanılarak imza atılmalıdır. Senedin arka yüzüne bile olsa kimin için aval verildiği belirtilmeden atılan imzalar yine keşideci lehine aval sayılır.(Bkz.S.228, Dn.247)
[4] Pulaşlı, 2. Baskı, S. 180
[5] Pulaşlı, 2. Baskı, S. 190
[6] Poroy/Tekinalp, 21. Baskı, S. 198
[7] Abdullah Çetin Oğuzoğlu, Açıklamalı -içtihatlı bono ve çek sorunları, İstanbul, 1996, 6. Baskı, S.15